Bir Umut Hikayesi, Martı Jonathan Livingston, Richard Bach

Reklamlar
Martı Jonathan

Hikâye geleneklerin kuralların katı olduğu başka doğrunun olmadığı, baştaki insanın doğrulara, kurallara karar verdiği bir kabilede yaşayan Jonathon’ın hikâyesi. Geleneğin dışına çıktığı, farklı şeylerin var olduğuna inanıp yapmaya özen gösterdiği, farklı düşünceler ve yenilikler getirmeye çalıştığı için kabileden kovulması ile yurdunu terk etmek zorunda kalıp hiç bilmediği yerlerde zor şartlarda yaşamaya çalışan birinin hikâyesi.

Ailesinin desteği kesip, bildiği kadarı ile herkesin yaptığı şekilde yapması için tavsiyede bulunduğu ve yeni şeyler yapmasına karşı çıktığı Jonathan hayatın bu kadar basit, günübirlik yaşanacak bir yer olmadığını fark ediyor ve hissediyordu. Kendi yapabileceklerinin sınırını ölçmeye çalışıyordu. Zamanla kendisi gibi düşünen insanların da var olduğunu gördükçe bildiklerini birbirlerine anlatarak daha iyi ne yapılabilir, nasıl yapılabilir düşüncesi ile ilerlemeye başladılar. İlerlemeye başladıkça ve devam ettikçe her şeyin sevgiyle başlayıp sevgiyle bittiğini anlıyorlardı. Bu hayatta öğrenmek istemeyenlere karşı öğrenmeyi seven, öğretmek isteyen birilerinin olması gerektiğine inandılar ve bu sayede hiç umutlarını kaybetmeden yollarına devam ettiler.

İçindeki sevgiyi bulduğun sürece bu işi başarabilirsin. “Gözlerinle gördüklerine inanma. Dış görünüştür onlar yalnızca, sınırlıdır. Kavrayışınla bak, öğrendiklerinin bilincine var ve böylece uçmanın yolunu bulacaksın.”

Kitabın kısaca özü, özeti bu şekilde, hayatta her zaman dönüm noktaları vardır. İnsan hayattaki yaşama amacını bulduğunda anlam kazanır her şey, ilerleyebilmek ve değişmek için bir şeyler yapmaya çalışır. Hayat bu, elbette sorunlar olabilir, olacaktır da. Sen yine bıkmadan, usanmadan yoluna devam edeceksin. İçindeki sevgiye ulaştığın an o yoldaki bütün sorunların senin için bir işaret olduğunu görüp güzel bir şekilde yoluna devam edeceksin. Martı Jonathan’ın yaptığı gibi…

Beyza Nur İçen

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: